CHP Afyonkarahisar İl Gençlik Kolları eski Başkanı Av. Muhammet Turalı’nın, Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın eşi Yasin Köksal ve belediye bürokratları hakkındaki şikayeti üzerine verilen takipsizlik kararı, yapılan itiraz sonucu kaldırıldı. Mahkeme, "görevi kötüye kullanma" şüphesiyle soruşturmanın genişletilmesine hükmetti.
Afyonkarahisar siyasetinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialarda yeni bir hukuki gelişme yaşandı. CHP Afyonkarahisar İl Gençlik Kolları eski Başkanı Av. Muhammet Turalı, Afyonkarahisar Belediyesi ile ilgili gündeme getirdiği iddialar ve sonrasındaki yargı süreci hakkında sessizliğini bozdu. Turalı, yaptığı açıklamada hukuki mücadelesinin devam ettiğini ve yargı mercilerinin soruşturmayı derinleştirdiğini duyurdu.
Takipsizlik Kararına İtiraz Süreci Değiştirdi
Turalı’nın, 2024 yılı Eylül ayında CHP Genel Merkezi’ne sunduğu dilekçenin basına yansımasıyla başlayan süreçte, ilk etapta savcılık tarafından "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar" verilmişti. Ancak Av. Muhammet Turalı, bu kararın hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğu gerekçesiyle Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu.
Turalı, yaptığı açıklamada, itirazının mahkemece haklı bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İtirazım, Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliği tarafından kabul edilerek soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş; bu aşamada daha kapsamlı şekilde deliller toplanmıştır."
"Görevi Kötüye Kullanma" Şüphesiyle İddianame Hazırlığı
Genişletilen soruşturma dosyası kapsamında, şikayet edilen isimler arasında Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın eşi Yasin Köksal, YÜNTAŞ Genel Müdürü Kemal Doğan ve eski İmar Müdürü Ziya Kükey yer alıyor.
Mahkemenin, toplanan yeni deliller ışığında şüpheliler hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden kamu davası açılmasını gerektirecek düzeyde "yeterli şüphe" bulunduğu kanaatine vardığı öğrenildi. Dosyanın, iddianame düzenlenmesi amacıyla yeniden Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirildi.
"Kanun Yararına Bozma" Talebi ve Turalı'nın Tavrı
Hukuki süreçte karşı tarafın, mahkemenin bu kararına karşı "kanun yararına bozma" talebinde bulunduğu bilgisi de gündeme geldi. Ancak Turalı, sürecin şeffaf bir şekilde ilerleyeceğine inandığını vurguladı.
Yaşanan süreçte çeşitli baskılarla karşılaştığını iddia eden Turalı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Aylar süren bu süreçte karşılaştığım tüm zorluklara rağmen, yalnızca hukukun üstünlüğüne ve yargıya olan güvenimle hareket ettim. Gelinen aşamada verilen kararın, sürecin sağlıklı biçimde yargı önünde değerlendirilmesine katkı sunacağı kanaatindeyim. Adaletin tecelli edeceğine olan inancım tamdır."
Yargı sürecinin nihai sonucunun, bağımsız Türk mahkemeleri tarafından verilecek kararla netleşmesi bekleniyor.

