22 Şubat 2026 Pazar
Haber

Saadet Partisi Afyonkarahisar Kadın Kolları: "Aile Yılı, Kayıp Yıla Dönüştü"

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Kadın Kolları Başkanlığı, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal durumu değerlendirerek, 2025 'Aile Yılı'nın ekonomik ve sosyal haklar açısından büyük kayıplarla geçtiğini savundu.

Paylaş:
Saadet Partisi Afyonkarahisar Kadın Kolları: "Aile Yılı, Kayıp Yıla Dönüştü"

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Kadın Kolları Başkanlığı, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal durumu değerlendirerek, 2025 'Aile Yılı'nın ekonomik ve sosyal haklar açısından büyük kayıplarla geçtiğini savundu.

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Kadın Kolları Başkanlığı, "Toplumsal ve Siyasal Çürümeye Karşı Ahlak, Adalet ve Maneviyat" başlıklı bir basın açıklaması yayınladı. Yapılan açıklamada, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ekonomik ve güvenlik sorunlarının temelinde, insanı ve toplumu merkeze alan değerlerin aşınması ve derin bir çürüme süreci olduğu vurgulandı. Parti yetkilileri, mevcut sorunların günü kurtaran politikalarla değil, köklü bir zihniyet değişimiyle çözülebileceğine dikkat çekti.

"Aile Kendi Kaderine Terk Edildi"

Açıklamada, hükümetin 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesine rağmen, sahadaki gerçeklerin bu söylemle örtüşmediği ifade edildi. Aile kurumunun toplumun temel taşı olduğu hatırlatılan metinde, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Hükümet 2025 yılını aile yılı olarak ilan etmiş lakin toplumun temel taşı olarak nitelendirilen aile; ekonomik ve sosyal haklar bakımından büyük kayıpların yaşandığı bir yıla dönüşmüştür. Toplumu oluşturan aile, 'kendi başının çaresine bak' politikasına kurban edilmiştir. Bugün aile; ekonomik baskılar, iletişimsizlik ve güvensizlik altında ayakta kalmaya çalışmaktadır."

"Hizmet Yarışı Yerini Çıkar Mücadelesine Bıraktı"

Toplumsal çözülmenin siyaset ve kamu kurumlarına da sirayet ettiğini belirten Saadet Partisi Kadın Kolları, liyakatin geri plana itildiği ve adalete olan güvenin zedelendiği uyarısında bulundu.

Siyasetin ahlaki zeminini kaybetmesi durumunda hizmet yarışının yerini çıkar mücadelesine bırakacağını savunan yetkililer, "Devletin imkânları emanet olmaktan çıkıp rant ve menfaat aracına dönüştüğünde, toplumun tamamı zarar görmektedir. Bugün birçok alanda 'Doğru mu?' sorusunun geri planda kaldığını, 'Bana ne kazandırır?' anlayışının öne çıktığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Çocukların Güvenliği Siyasi Malzeme Yapılamaz"

Son dönemde gündeme gelen kayıp çocuklar ve çocuk güvenliği konusuna da değinilen açıklamada, bu meselenin her türlü siyasi ve ideolojik tartışmanın üzerinde tutulması gerektiği belirtildi. Yetkililer, kayıp çocukların akıbetiyle ilgili şeffaf ve tatmin edici yanıtlar verilmesi çağrısında bulunarak, toplumsal barışı zedeleyen ve kutuplaşmayı körükleyen dilden uzak durulması gerektiğini vurguladı.

Açıklama, Türkiye'nin ihtiyacının sadece yasal düzenlemeler değil, ahlak ve maneviyat şuurunun yeniden inşası olduğu mesajıyla son buldu.