AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, meclis kürsüsünden KHK ile ihraç edilenlere dair güncel verileri paylaştı. Toplam 162 bin ihraçtan 24 bininin göreve iade edildiğini açıklayan Özkaya, yargılamalardaki beraat kararları ile idari sadakat yükümlülüğü arasındaki farka dikkat çekti.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen personelin hukuki süreçlerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Meclis’teki bir grup önerisi üzerine söz alan Özkaya, ihraç ve iade istatistiklerini detaylandırarak sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde işlediğini savundu.
“162 Bin Kişi İhraç Edildi, 24 Bini Geri Döndü”
FETÖ ile mücadele kapsamında devletin aldığı tedbirleri ve ihraç süreçlerini anlatan Özkaya, kamuoyunda tartışılan rakamlara açıklık getirdi. Sürecin şeffaf yürütüldüğünü belirten Özkaya, şu verileri paylaştı:
“Bugüne kadar bu süreçle ilgili net rakamı söyleyeyim: Toplam 162 bin 239 kişi ihraç edilmiş; bunların 24 bin 368’i iade edilmiştir, yani memuriyete geri dönmüştür. Hukuk devleti ve hukuk sistemi çalışmaktadır. Bu kişilerden yaklaşık 3 bin civarı mahkeme kararıyla, diğerleri ise OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevlerine iade edilmiştir.”
Özkaya, "Herkes ihraç ediliyor, kimse geri dönemiyor" şeklindeki algının gerçeği yansıtmadığını belirterek, komisyon kararlarının ardından idari yargı denetiminin de devreye girdiğini hatırlattı.
“Ceza Hukuku Başka, İdari Hukuk Başka”
Konuşmasında sıkça gündeme gelen "Beraat edenler neden göreve dönemiyor?" sorusuna da hukuki bir perspektiften yanıt veren Özkaya, ceza yargılaması ile disiplin hukukunun iki ayrı disiplin olduğunun altını çizdi.
Bir kamu görevlisine ceza vermek için suçun tüm unsurlarıyla oluşması gerektiğini, ancak memuriyet hukukunda temel kriterin "sadakat" olduğunu vurgulayan Özkaya, şunları kaydetti:
“Anayasa’nın 129. maddesi ve Devlet Memurları Kanunu’nun 6. maddesinde devlete, kamuya ve millete sadakat yükümlülüğü vardır. Bu sadakat yükümlülüğünde bir sorun oluşmuşsa idare buna göre karar verir. Terör örgütüne değil, FETÖ’ye değil, PKK’ya değil; devlete ve millete sadakat kardeşim, bu kadar basit.”
Özkaya’dan Çarpıcı “Hâkim” Örneği
Milletvekili Özkaya, beraat kararlarının her zaman "suçsuzluk" ve "memuriyete uygunluk" anlamına gelmediğini anlatmak için çarpıcı bir örnek verdi. Delil yetersizliğinden beraat ile mutlak beraat arasındaki farka değinen Özkaya, şöyle konuştu:
“İki tane hâkim düşünün; FETÖ’nün okullarından soru çalınan bir evde kalmışlar. Biri mahkûm olmuş ve ihraç edilmiş. Diğeri de aynı evde kalmış ama cezalandırılması için yeterli delil bulunamadığından, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince ‘delil yetersizliğinden’ beraat etmiş. Kendinizi devletin yerine koyun; soru çaldığı şüphesiyle yaşayan bir kişiye kırk yıl hâkimlik yaptırabilir misiniz?”
Özkaya, devletin güvenliği söz konusu olduğunda idari tasarrufların, ceza davalarından bağımsız olarak personelin kuruma ve devlete olan sadakatine göre şekillendiğini belirtti.

