İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Şehit Mehmet Dama Yatılı Orta Okulu’nda bir güvenlik görevlisinin öğrencilere saldırdığı iddiaları üzerine sert bir açıklama yaparak, olayın tüm yönleriyle soruşturulmasını talep etti.
Afyonkarahisar'da eğitim camiasını sarsan vahim iddiaların ardından İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu ve beraberindeki heyet, olayın yaşandığı belirtilen Şehit Mehmet Dama Yatılı Orta Okulu önünde basın açıklaması yaptı. Mısırlıoğlu, yüzlerce öğrencinin bulunduğu yemekhanede meydana geldiği öne sürülen saldırının basit bir asayiş olayı olarak geçiştirilemeyeceğini vurgulayarak, idari zafiyetlere dikkat çekti.
"Sadece Asayiş Olayı Değil, Yönetim Zaafıdır"
Okulda görevli bir güvenlik personelinin yemekhanedeki öğrencilere saldırdığı ve ardından öğretmenlerin araçlarına zarar verdiği yönündeki iddiaları "yürek yaralayıcı" olarak nitelendiren Mısırlıoğlu, konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Söz konusu personelin psikolojik durumu hakkında ciddi şüpheler bulunduğunu ve daha önceki görev yerinden sorunlu bir şekilde gönderildiğine dair duyumlar aldıklarını ifade eden İl Başkanı, şunları kaydetti:
"Korunmaya muhtaç evlatlarımızın, öğretmenlerimizin ve eğitim yuvalarımızın güvenliği; her türlü idari ihmalin, bürokratik hatanın ve sorumsuzluğun çok üzerindedir. Bu konuda en küçük bir zafiyet dahi kabul edilemez. Bu durum yalnızca bir ‘asayiş olayı’ değil, açık bir yönetim zaafı ve denetim eksikliğinin sonucudur."
İşe Alım Kriterleri ve Güvenlik Soruşturması Sorgusu
Mısırlıoğlu, yatılı bir okulda görevlendirilen personelin seçiminde uygulanan kriterleri sert bir dille eleştirdi. Güvenlik personelinin işe alım sürecinde hangi değerlendirmelerden geçtiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, şu soruları yöneltti:
"Bu kişi hangi kriterlerle bu göreve alınmıştır? Güvenlik soruşturması ve sağlık değerlendirmesi yapılmış mıdır? Korunmaya muhtaç çocuklarımızın bulunduğu bir yatılı okula bu görevlendirme nasıl ve kimlerin imzasıyla gerçekleştirilmiştir? Hiç kimse, hiçbir makam; 'bilmiyorduk', 'fark etmedik' diyerek sorumluluktan kaçamaz."
"İdari ve Adli Soruşturma Derinleştirilmeli"
Olayla ilgili şahsın nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmasının sürecin ciddiyetini ortaya koyduğunu, ancak idari sorumlulukları ortadan kaldırmadığını vurgulayan Mısırlıoğlu, soruşturmanın genişletilmesi çağrısında bulundu.
Devlet ciddiyetinin eğitim kurumlarında "sıfır hata" prensibini gerektirdiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, "Bu olayın tüm yönleriyle, hiçbir kişi ya da makam korunmadan idari ve adli olarak derhal soruşturulmasını talep ediyoruz. İhmali, kusuru veya sorumluluğu bulunan kim varsa, hukuk önünde hesap vermelidir. Ayrıca benzer olayların tekrar yaşanmaması adına; tüm yatılı okullarda görev yapan personelin geçmişi, sağlık durumu ve psikolojik yeterliliği acilen yeniden gözden geçirilmelidir" ifadelerini kullandı.

