Güneydoğu Anadolu’nun tarihi ve kültürel başkentlerinden biri olan Mardin, ekonomisini sadece turizmle değil; tarımdan sanayiye, lojistikten madenciliğe uzanan geniş bir yelpazede çeşitlendiriyor.
Mezopotamya Ovası'nın bereketli topraklarına hakim konumuyla tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olan Mardin, günümüzde de bu jeopolitik ve coğrafi avantajlarını ekonomik kazanca dönüştürmeye devam ediyor. Şehrin ekonomisi tek bir sektöre bağlı kalmazken, tarımsal üretim, transit ticaret, inşaat malzemeleri sanayisi ve son yıllarda büyük ivme kazanan turizm sektörü, ilin temel geçim kaynaklarını oluşturuyor.
Mezopotamya’nın Tahıl Ambarı
Mardin ekonomisinin omurgasını halen tarım ve hayvancılık oluşturuyor. Şehrin güneyinde uzanan uçsuz bucaksız ovalar, Türkiye’nin en kaliteli sert buğdayının ve kırmızı mercimeğinin yetiştiği alanlar arasında yer alıyor. Özellikle kızıltepe Ovası, ülkenin hububat üretiminde kritik bir role sahip.
Bölgede yetiştirilen buğday, sadece hammadde olarak kalmıyor; Mardin Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) işlenerek un, bulgur ve makarna olarak hem iç piyasaya sunuluyor hem de Orta Doğu ülkelerine ihraç ediliyor. Mardin, bugün Türkiye’nin en önemli bulgur üretim ve ihracat merkezlerinden biri konumunda. Bağcılık da bölgenin kadim geçim kaynaklarından biri olarak, özellikle yerel üzüm çeşitleriyle ekonomiye katkı sunuyor.
Sanayi ve Ticaretin Lojistik Üssü
Tarihi İpek Yolu güzergahında bulunması, Mardin’i lojistik ve ticaret açısından stratejik bir noktaya taşıyor. Irak ve Suriye pazarlarına yakınlığı, şehirdeki ticari hayatı canlı tutan en önemli faktörlerden biri.
Sanayi sektöründe ise tarıma dayalı gıda sanayisinin yanı sıra, inşaat malzemeleri üretimi dikkat çekiyor. Bölgedeki yeniden yapılanma süreçleri ve ihracat potansiyeli nedeniyle çimento ve toprak sanayisi, ilin istihdamında büyük pay sahibi. Ayrıca Mazıdağı ilçesinde bulunan fosfat yatakları ve entegre gübre tesisleri, şehrin sanayi vizyonunu madencilik ve kimya alanına taşıyan dev yatırımlar olarak öne çıkıyor.
Bacasız Sanayi: Turizm
Son yıllarda "Açık Hava Müzesi" kimliğiyle dünya çapında marka haline gelen Mardin, hizmet sektöründeki büyümesini turizme borçlu. Taş işçiliğinin en nadide örneklerini sergileyen tarihi evleri, camileri, kiliseleri ve manastırlarıyla şehir, yılın her dönemi yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor.
Eski Mardin, Midyat, Dara Antik Kenti ve Deyrulzafaran Manastırı gibi destinasyonlar, otelcilikten restorancılığa, hediyelik eşyadan ulaşıma kadar binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Turizmle bağlantılı olarak el sanatları da önemli bir gelir kapısı. Özellikle Midyat ilçesiyle özdeşleşen Telkari (gümüş işlemeciliği) sanatı ve sabun üretimi, hem kültürel mirasın yaşatılmasını sağlıyor hem de bölge halkına ekonomik getiri sunuyor.

