25 Şubat 2026 Çarşamba
Haber

KOSKS 2026 Raporu: Afyonkarahisar Göllerinde 19 Farklı Tür Kayıt Altına Alındı

Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen "Kış Ortası Su Kuşu Sayımı" tamamlandı. Eber, Karamık ve Karakuyu sulak alanlarında yapılan taramalarda, bölgenin ekolojik sağlığına ışık tutan 19 farklı su kuşu türü tespit edildi.

Paylaş:
KOSKS 2026 Raporu: Afyonkarahisar Göllerinde 19 Farklı Tür Kayıt Altına Alındı

Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen "Kış Ortası Su Kuşu Sayımı" tamamlandı. Eber, Karamık ve Karakuyu sulak alanlarında yapılan taramalarda, bölgenin ekolojik sağlığına ışık tutan 19 farklı su kuşu türü tespit edildi.

Afyonkarahisar'ın önemli sulak alanlarında yürütülen bilimsel izleme çalışmaları kapsamında, 2026 yılı Kış Ortası Su Kuşu Sayımı (KOSKS) sonuçları netleşti. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Doğa Koruma ve Millî Parklar 5. Bölge Müdürlüğü koordinesinde gerçekleşen saha çalışmalarında, akademik personel ve öğrenciler Eber Gölü, Karamık Gölü ve Karakuyu Sazlıklarını mercek altına aldı.

19 Tür Bölgeyi Mesken Tuttu

Uluslararası Su Kuşu Sayımları (USS) programının bir parçası olarak Türkiye genelinde ve Batı Palearktik Bölgesi'nde eş zamanlı yürütülen çalışmanın Afyonkarahisar ayağında önemli veriler elde edildi. Sulak alan ekosistemlerinin mevcut durumunu ortaya koyan çalışmada, üç farklı lokasyonda toplam 19 su kuşu türünün kışladığı belirlendi.

AKÜ Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş’in paylaştığı verilere göre, bölgedeki üç gölde de ortak olarak gözlemlenen türler dikkat çekti. Yapılan envanter çalışmasında şu türlerin bölge genelinde yaygın olduğu raporlandı:

  • Çamurcun (Anas crecca)
  • Yeşilbaş (Anas platyrhynchos)
  • Fiyu (Mareca penelope)
  • Kaşıkgaga (Spatula clypeata)
  • Sakarmeke (Fulica atra)
  • Saz Delicesi (Circus aeruginosus)

İklim Değişikliği ve Kuraklık Tehdidi

Sayım sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Erişmiş, bu çalışmaların sadece sayısal veri toplamak olmadığını, aynı zamanda küresel iklim değişikliğinin yerel etkilerini izlemek adına kritik bir gösterge olduğunu vurguladı. Kuşların kışlama alanlarındaki değişimlerin iklimsel sapmaları işaret ettiğini belirten Erişmiş, elde edilen verilerin ulusal koruma politikalarına yön verdiğini ifade etti.

Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise sulak alanların karşı karşıya olduğu tehditler oldu. Son yıllarda su seviyelerinde gözlenen ciddi düşüşler, habitat kayıpları, sazlık alanlarda çıkan yangınlar ve kontrolsüz avcılık baskısının, su kuşu popülasyonları üzerinde negatif bir baskı oluşturduğu kaydedildi.

Bütüncül Yönetim Çağrısı

Eber, Karamık ve Karakuyu gibi kritik ekosistemlerin korunması için "bütüncül yönetim" yaklaşımının şart olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, su rejiminin sürdürülebilir bir şekilde planlanması ve denetim mekanizmalarının sahada daha etkin işletilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. KOSKS verilerinin, kuraklık ve kirlilik gibi çevresel krizlerin erken tespiti için hayati bir erken uyarı sistemi işlevi gördüğü belirtiliyor.