25 Şubat 2026 Çarşamba
Haber

Kamu-Sen’den Afyonkarahisar’da Sert Çıkış: “Enflasyon Farkı Zam Değildir, Refah Payı Şart”

Türkiye Kamu-Sen Afyonkarahisar İl Temsilcisi Mehmet Ali Öztürk, memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını belirterek, “Tutmayan ekonomik hedeflerin bedeli kamu çalışanlarına ödetilemez” dedi.

Paylaş:
Kamu-Sen’den Afyonkarahisar’da Sert Çıkış: “Enflasyon Farkı Zam Değildir, Refah Payı Şart”

Türkiye Kamu-Sen Afyonkarahisar İl Temsilcisi Mehmet Ali Öztürk, memur maaşlarının yoksulluk sınırının altında kaldığını belirterek, “Tutmayan ekonomik hedeflerin bedeli kamu çalışanlarına ödetilemez” dedi.

Türkiye Kamu-Sen Afyonkarahisar İl Temsilciliği, kamu çalışanlarının ve emeklilerin giderek eriyen alım gücüne dikkat çekmek amacıyla Afyonkarahisar Defterdarlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Türk Sağlık-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Mehmet Ali Öztürk, sendika üyeleriyle birlikte yaptığı açıklamada, 2025 yılı enflasyon rakamları ile memur maaş zamları arasındaki uçuruma işaret ederek hükümete acil müdahale çağrısında bulundu.

“Maaşlar Eridi, Hedefler Tutturulamadı”

Defterdarlık bahçesinde toplanan kalabalığa hitap eden Başkan Mehmet Ali Öztürk, açıklanan ekonomik verilerin memur ve emeklilerin gerçek hayat şartlarını yansıtmadığını vurguladı. 2025 yılı resmi enflasyonunun yüzde 30,89 olarak gerçekleşmesine rağmen, memur maaşlarına yapılan artışın yüzde 22,5 seviyesinde kaldığını hatırlatan Öztürk, yaşanan kaybın ancak sonradan verilen enflasyon farkı ile telafi edilmeye çalışıldığını belirtti.

Öztürk, "Enflasyon farkı, bir zam değildir. Bu sadece maaşları gerçekleşen enflasyona eşitleyen bir telafi mekanizmasıdır. Gerçek zam, alım gücünü artıran düzenlemedir. Ancak son yıllarda maaş artışları sürekli enflasyonun altında kalarak, memur maaşları adeta 'ön ödemeli enflasyon farkı' sistemine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı.

2026 Maaşları Yoksulluk Sınırının Altında

Yeni yılın ilk maaşlarına da değinen Öztürk, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla en düşük dereceli bekar memur maaşının yüzde 22,4 artışla 58 bin 200 TL'ye, ortalama memur maaşının ise 64 bin 100 TL'ye yükseldiğini kaydetti. Ancak bu rakamların, 100 bin TL civarında seyreden yoksulluk sınırı karşısında yetersiz kaldığına dikkat çeken Öztürk, şunları söyledi:

"Ortalama maaşın 64 bin lira olduğu bir ortamda, yoksulluk sınırı 100 bin liraya dayanmış durumda. Bu matematikle bir memurun ay sonunu getirmesi imkansızdır. Ekonomik hedeflerin tutmamasının faturası, dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarına kesilemez."

“Vergi Dilimi Yüzde 15’e Sabitlenmeli”

Basın açıklamasında vergi adaletsizliğine de geniş yer ayrıldı. Gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kalması nedeniyle, yapılan zamların vergi kesintileriyle geri alındığını belirten Öztürk, kamu çalışanları için gelir vergisi oranının yüzde 15'te sabitlenmesi gerektiğini savundu.

Emeklilik sistemindeki çarpıklıklara da değinen Öztürk, ilave ek ödemelerin emekli aylığına yansıtılmamasının, memurları emekli olmaktan kaçınır hale getirdiğini ifade etti. Öztürk, "En düşük memur emeklisi aylığı asgari ücretin bile altına düştü. Çalışırken alınan maaş ile emekli maaşı arasındaki bağ tamamen kopmuş durumda. Bu tablo sürdürülebilir değildir" dedi.

Talepler Sıralandı

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi, açıklamasının sonunda kamu çalışanlarının taleplerini şöyle sıraladı:

  • Maaşlara ek zam ve refah payı eklenmesi,
  • Gelir vergisinin yüzde 15 oranında sabitlenmesi,
  • İlave ek ödemelerin emekli maaşlarına yansıtılması,
    1. dereceye gelen tüm memurlar için 3600 ek gösterge sözünün tutulması,
  • Kamuda güvencesiz istihdam modellerine son verilmesi.

Grup, açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.