19 Şubat 2026 Perşembe
Haber

Jeoloji Mühendislerinden 6 Şubat Raporu: "Rant Düzenlemeleri ve Altyapı Sorunları Derinleşiyor"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Afyonkarahisar İl Temsilciliği, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yayınladığı kapsamlı raporda, afet riskini azaltmak yerine yeni rant alanları açıldığına ve "yerinde dönüşüm" modelinin ekonomik krizle birlikte işlevsiz kaldığına dikkat çekti.

Paylaş:
Jeoloji Mühendislerinden 6 Şubat Raporu: "Rant Düzenlemeleri ve Altyapı Sorunları Derinleşiyor"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Afyonkarahisar İl Temsilciliği, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yayınladığı kapsamlı raporda, afet riskini azaltmak yerine yeni rant alanları açıldığına ve "yerinde dönüşüm" modelinin ekonomik krizle birlikte işlevsiz kaldığına dikkat çekti.

Afyonkarahisar’da TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İl Temsilciliği, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıldönümü dolayısıyla sert uyarılarda bulunan bir basın açıklaması yayınladı. Yönetim Kurulu tarafından paylaşılan raporda, aradan geçen üç yıla rağmen afet yönetimi ve şehirleşme politikalarında kalıcı dersler çıkarılmadığı, aksine sorunların artarak devam ettiği vurgulandı.

"Afetlerin Maliyeti Katlanarak Artıyor"

Açıklamada, afetlerin sadece can güvenliğini değil, ülke ekonomisini de tehdit eden bir boyuta ulaştığı belirtildi. Birleşmiş Milletler verilerine atıfta bulunulan raporda, küresel çapta afetlerin yıllık maliyetinin 200 milyar dolara yaklaştığı ifade edildi. Türkiye özelinde ise 1999 Marmara Depremi’nin 17 milyar dolarlık maliyetine karşılık, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre 103,6 milyar doları aştığı, TBMM raporlarına göre ise bu rakamın 148,9 milyar dolara ulaştığı hatırlatıldı.

Yerinde Dönüşümde "Fiyasko" Uyarısı

Oda yönetimi, deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecine dair sahadan edindikleri gözlemleri de paylaştı. Özellikle "hibe yoluyla yerinde dönüşüm" modelinin, yüksek enflasyon ve artan inşaat maliyetleri karşısında çöktüğü savunuldu.

Raporda, "750 bin TL hibe ve kredi desteğinin, maliyet artışları karşısında yetersiz kaldığı, vatandaşların aradaki farkı ödeyememesi nedeniyle müteahhitlerin işleri yarım bırakıp sözleşmeleri feshettiği" belirtildi. Ayrıca, rezerv alan ilan edilen bölgelerde yaşayan ancak kura sonucunda konut sahibi olamayan binlerce vatandaşın mağduriyet yaşadığına dikkat çekildi.

"Tarihi Kent Merkezleri Çöküntü Alanına Döndü"

Yeniden inşa sürecinde şehir planlamasının göz ardı edildiğini savunan Jeoloji Mühendisleri, Elazığ ve Antakya örneklerini verdi. Kent merkezleri ile kırsal alanların bütüncül bir planlamadan uzak, kopuk öbekler halinde inşa edildiği belirtilen açıklamada, tarihi dokunun geri dönüşsüz şekilde tahrip edildiği vurgulandı.

Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde üst yapı çalışmaları sürerken, altyapı hizmetlerinin eş zamanlı yürütülmediği; yol, kanalizasyon ve temiz suya erişim gibi temel konularda ciddi aksaklıkların devam ettiği ifade edildi.

"Afet Bakanlığı Kurulmalı, Afet Suçu Tanımlanmalı"

Mevcut yasal düzenlemeleri de eleştiren Oda yönetimi, TBMM gündemindeki "Torba Kanun" teklifiyle zemin etütlerinin denetimden uzaklaştırılarak sermayeye yeni rant alanları açılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Raporun sonuç bölümünde ise şu acil çözüm önerileri sıralandı:

  • Mikro Bölgeleme: Jeolojik riskleri modelleyen 1/1000 ölçekli haritalar ivedilikle tamamlanmalı.
  • Yeni Bakanlık: "Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı" kurulmalı.
  • Afet Fonu: Kaynaklar sadece afet sonrası harcamalara değil, risk azaltma projelerine yönlendirilmeli.
  • Hukuki Düzenleme: Türk Ceza Kanunu’nda "Afet Suçu" kavramı tanımlanarak, yanlış uygulamalarla can kaybına neden olanlardan hesap sorulmasının önü açılmalı.

Açıklama, afet yönetiminde "takdiri ilahi" yerine "takdiri idari" anlayışının benimsenmesi gerektiği vurgusuyla son buldu.