24 Şubat 2026 Salı
Haber

Hindistan'da Endişe Yaratan Tehlike: Nipah Virüsü Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hindistan'da yeniden gündeme gelen vaka artışları, yüksek ölüm oranıyla bilinen Nipah virüsüne (NiV) dair endişeleri artırdı. Henüz kesinleşmiş bir tedavisi veya aşısı bulunmayan bu zoonotik virüsün bulaşma yolları ve belirtileri, küresel sağlık gündeminin öncelikli maddeleri arasında yer alıyor.

Paylaş:
Hindistan'da Endişe Yaratan Tehlike: Nipah Virüsü Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Hindistan'da yeniden gündeme gelen vaka artışları, yüksek ölüm oranıyla bilinen Nipah virüsüne (NiV) dair endişeleri artırdı. Henüz kesinleşmiş bir tedavisi veya aşısı bulunmayan bu zoonotik virüsün bulaşma yolları ve belirtileri, küresel sağlık gündeminin öncelikli maddeleri arasında yer alıyor.

Hindistan'ın belirli bölgelerinde gözlemlenen vaka artışları, uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Nipah virüsüne çevirdi. Özellikle Güney Asya coğrafyasında dönemsel olarak salgınlara yol açan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından "öncelikli patojen" olarak listelenen virüs, yüksek ölüm oranı ve insandan insana bulaşabilme potansiyeli nedeniyle ciddi bir halk sağlığı tehdidi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, enfeksiyonun yayılma hızını kontrol altına alabilmek için erken teşhisin ve izolasyonun hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Nipah Virüsü Nedir?

Nipah virüsü (NiV), hayvanlardan insanlara bulaşan (zoonotik) bir virüs türüdür. İlk kez 1998-1999 yıllarında Malezya ve Singapur'da domuz çiftliklerinde çalışanlar arasında patlak veren bir salgın sırasında tanımlanmıştır. Virüsün doğal konağının, Pteropodidae ailesine ait meyve yarasaları olduğu bilinmektedir. Virüs hem hayvanlarda hem de insanlarda ciddi hastalıklara neden olabilmektedir.

Malezya'daki ilk salgından bu yana, virüsün Bangladeş ve Hindistan'da periyodik olarak ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Özellikle enfekte meyve yarasalarının tükürük veya idrarıyla temas etmiş meyvelerin (örneğin hurma özü) tüketilmesi, hastalığın birincil bulaşma yollarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Bulaşma Yolları ve Risk Faktörleri

Nipah virüsünün insanlara bulaşması üç temel yolla gerçekleşmektedir:

  1. Hayvandan İnsana Bulaşma: Enfekte yarasalar veya domuzlar gibi ara konakçı hayvanların vücut sıvılarına (tükürük, idrar vb.) doğrudan temas edilmesi.
  2. Gıda Yoluyla Bulaşma: Enfekte hayvanların salgılarıyla kirlenmiş gıdaların, özellikle de çiğ hurma suyu veya yıkanmamış meyvelerin tüketilmesi.
  3. İnsandan İnsana Bulaşma: Enfekte olmuş bir kişinin vücut sıvılarıyla yakın temas. Bu durum genellikle hasta bakımı sırasında, aile üyeleri veya sağlık çalışanları arasında görülmektedir.

Belirtiler ve Hastalığın Seyri

Enfeksiyonun kuluçka süresi genellikle 4 ila 14 gün arasında değişmekle birlikte, bu sürenin 45 güne kadar uzayabildiği vakalar da rapor edilmiştir. Hastalık, grip benzeri semptomlarla başlayıp hızla nörolojik sorunlara evrilebilmektedir.

Yaygın belirtiler şunlardır:

  • Yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı
  • Kas ağrıları ve boğaz ağrısı
  • Kusma ve mide bulantısı
  • Baş dönmesi ve bilinç bulanıklığı

Hastalığın ilerleyen evrelerinde, virüs beyin iltihabına (ensefalit) yol açabilir. Bu durumda hastada uyuşukluk, zihinsel karışıklık ve nöbetler görülebilir. Şiddetli vakalarda, belirtilerin başlamasından sonraki 24 ila 48 saat içinde koma hali gelişebilmektedir. Ayrıca bazı hastalarda akut solunum sıkıntısı gibi ciddi akciğer problemleri de gözlemlenmektedir.

Tedavi ve Ölüm Oranları

Günümüzde Nipah virüsü enfeksiyonuna karşı insanlar veya hayvanlar için onaylanmış özel bir aşı veya ilaç bulunmamaktadır. Tedavi süreci, esas olarak semptomların hafifletilmesine ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesine (destekleyici bakım) dayanmaktadır.

Hastalığın ölüm oranı (vaka-ölüm oranı), salgının gerçekleştiği bölgedeki sağlık imkanlarına ve epidemiyolojik takibe bağlı olarak %40 ile %75 arasında değişiklik göstermektedir. Bu yüksek mortalite oranı, virüsün ciddiyetini ortaya koymaktadır. Hastalığı atlatan kişilerin yaklaşık %20'sinde ise nöbet bozuklukları veya kişilik değişiklikleri gibi uzun vadeli nörolojik hasarlar kalabilmektedir.

Korunma Önlemleri

Sağlık otoriteleri, virüsten korunmak için kişisel hijyen kurallarına sıkı sıkıya uyulması gerektiğini belirtmektedir. Özellikle salgın bölgelerinde yere düşmüş meyvelerin yenmemesi, meyvelerin tüketilmeden önce iyice yıkanması ve soyulması, hasta hayvanlarla veya insanlarla temas sırasında koruyucu ekipman kullanılması en etkili önlemler arasındadır.