Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü öncesinde Afyonkarahisar’ın can damarı Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu. Rızvanoğlu, gölün sadece ekolojik bir değer olmadığını, bölge ekonomisinin ve tarımsal üretimin de teminatı olduğunu vurguladı.
Afyonkarahisar’ın önemli sulak alanlarından biri olan ve son yıllarda ciddi kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalan Eber Gölü, Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. "Eber Gölü Yaşasın Hareketi"nin daveti üzerine kente gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, göl havzasında detaylı incelemeler gerçekleştirdi. Ziyarette Rızvanoğlu’na CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bölge köylüleri eşlik etti.
"Eber Sadece Su Değil, Berekettir"
Göl kenarında gerçekleştirilen incelemelerin ardından düzenlenen ortak basın açıklamasında konuşan Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, meselenin sadece bir çevre sorunu olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Eber ve Akşehir göllerinin bölgenin "yaşam sigortası" olduğunu belirten Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada bulunma amacımız sadece Eber Gölü’nü değil; Akşehir Gölü’nü, Sultandağları’nı ve bu havzanın tüm ekolojik sistemini savunmaktır. Çünkü bu göller sadece sudan ibaret değildir. Bu göller berekettir, emektir ve hayattır. Göller kurudukça kiraz ve vişne bahçeleri de kuruyor, tarlalar verimsizleşiyor. Yeraltı suları çekildikçe çiftçinin maliyeti artıyor ve gençlerimiz topraklarını terk etmek zorunda kalıyor."
Çiftçi, yaşanan sürecin doğrudan bir "geçim ve adalet meselesi" olduğunu vurgulayarak, "Kuruyan her göl; artan sıcaklık, kuraklık ve yoksulluk demektir" uyarısında bulundu.
"1. Derece Sit Alanı Olmasına Rağmen Korunamıyor"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu ise Eber Gölü’nün yıllardır partisinin çevre gündeminde üst sıralarda yer aldığını hatırlattı. Gölün yasal statüsüne rağmen fiili durumun vahim olduğunu belirten Rızvanoğlu, "Eber Gölü, kağıt üzerinde 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsünde olmasına rağmen ne yazık ki korunamamıştır" dedi.
Gölü besleyen su kaynaklarının durumu hakkında da tespitlerde bulunan Rızvanoğlu, "Gölü besleyen dereler kontrolsüz su kullanımı nedeniyle kurutulmuş durumda. Mevcut su kalitesi ise canlı yaşamını tehdit eder hale gelmiştir. Eber Gölü ve Akarçay Havzası sadece bir doğa parçası değil, tüm canlılar için ortak bir yaşam alanıdır" diye konuştu.
Çözüm: Bilimsel ve Havza Bazlı Yönetim
Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün kurtarılması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için atılması gereken adımları da sıraladı. Palyatif çözümler yerine köklü değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu belirten Rızvanoğlu, "Gölün yaşaması için bilimsel veriler ışığında, havza temelli bir su yönetimi politikası şarttır" değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaret, bölge halkının ve çevre aktivistlerinin gölün korunmasına yönelik taleplerini dile getirmesiyle sona erdi.

