11 Nisan 2026 Cumartesi
Haber

Diyanet'ten Cuma Hutbesinde 'Tevhid ve Vahdet' Vurgusu: "Dini Değerleri İstismar Edenlere Geçit Vermeyin"

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesinde, İslam'ın en temel esasları olan tevhid inancı ve Müslümanların birlik ruhunu ifade eden vahdet konuları işlendi. Camilerde irat edilen hutbede, dini duyguları alet ederek toplumda ayrılık ve fesat çıkarmaya çalışan çevrelere karşı cemaate önemli uyarılarda bulunuldu.

Paylaş:
Diyanet'ten Cuma Hutbesinde 'Tevhid ve Vahdet' Vurgusu: "Dini Değerleri İstismar Edenlere Geçit Vermeyin"

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesinde, İslam'ın en temel esasları olan tevhid inancı ve Müslümanların birlik ruhunu ifade eden vahdet konuları işlendi. Camilerde irat edilen hutbede, dini duyguları alet ederek toplumda ayrılık ve fesat çıkarmaya çalışan çevrelere karşı cemaate önemli uyarılarda bulunuldu.

Türkiye genelindeki tüm camilerde bugün okunan cuma hutbesinin ana gündemi, İslam dininin tevhid ve vahdet anlayışı oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan hutbede, Allah'ın birliğine iman etmenin sadece bireysel bir inanç meselesi olmadığı, aynı zamanda toplumsal birliğin ve beraberliğin de yegâne teminatı olduğu vurgulandı.

Hutbede, "tevhid" inancının kalpleri birleştiren en güçlü bağ olduğu belirtilirken, bu bağın zedelenmesinin toplumsal huzuru doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. Müslümanların birliğini ve kardeşliğini ifade eden "vahdet" şuurunun, günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla önem taşıdığına dikkat çekildi. İnanç bağlamında aynı kıbleye yönelen cemaatin, hayatın her alanında bu dayanışma ruhunu sergilemesi gerektiği hatırlatıldı.

Fitne ve Fesat Uyarısı

Hutbenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise, dini değerlerin istismar edilmesine yönelik yapılan sert uyarılardı. Toplumun manevi hassasiyetlerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen, şahsi menfaatleri için fitne ve fesat ateşini körükleyen kişi ve gruplara karşı uyanık olunması gerektiği altı çizilerek belirtildi.

Cemaate hitaben yapılan konuşmada, İslam'ın barış ve esenlik dini olduğu, hiçbir grubun veya zümrenin dini kendi tekeline alamayacağı hatırlatıldı. Müslümanların feraset ve basiret sahibi olması gerektiği vurgulanırken, Kur'an-ı Kerim ve Sünnet'in rehberliğinden ayrılmadan, kardeşlik hukukunu zedeleyecek her türlü eylem ve söylemden uzak durulması çağrısı yapıldı. Hutbe, birlik ve beraberlik dualarıyla sona erdi.