Türkiye'nin karekod destekli ilk etkileşimli diksiyon kitabını kaleme alan Şükrü Özay, katıldığı televizyon programında doğru Türkçe kullanımının önemini anlatırken, doğup büyüdüğü Afyonkarahisar'ın yerel şivesine olan bağlılığını izleyicilerle paylaştı.
Türkiye'de karekod (QR) ve YouTube etkileşimini bir araya getiren ilk kitap "Diksiyonun Anahtarı"nın yazarı ve edebiyat öğretmeni Şükrü Özay, TV3 kanalında yayınlanan ve Sami Türkkan'ın sunduğu sabah programına konuk oldu. Programda diksiyon eğitiminin inceliklerinden bahseden Özay, profesyonel yaşamda doğru Türkçe kullanımının gerekliliğine vurgu yaparken, memleketi Afyonkarahisar'ın yöresel konuşma tarzıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Diksiyon eğitiminin herkes için ulaşılabilir olmasını hedeflediğini belirten Özay, kitabındaki sistemi izleyicilere anlattı. Güzel konuşmanın yalnızca okunarak öğrenilemeyeceğine dikkat çeken yazar, okurların kitaptan teorik bilgileri öğrendikten sonra sayfalarda yer alan karekodları okutarak, konuların uygulamalı halini doğrudan YouTube üzerinden dinleyebildiklerini ifade etti. Özay, bu yöntemle profesyonel diksiyon eğitimi alma imkanı bulamayanların da eksiklerini giderebileceğini belirtti.
Eğitimlerinde ve günlük hayatında yöresel kültürlerin korunmasını savunan Özay, program sırasında Afyon ağzına duyduğu sevgiyi de dile getirdi. İnsanların kendi ana kültürlerinden vazgeçmemesi gerektiğinin altını çizen yazar, "Karşımda biri Afyon ağzıyla konuştuğu zaman kendimi tutamam, ben de hemen Afyon ağzına geçerim. Evime girip pijamalarımı giyince bambaşka bir Şükrü Özay oluyorum. Mükemmel bir Afyon ağzıyla konuşabilirim." sözleriyle izleyenleri gülümsetti.
Yöresel ağızların toplumsal bir zenginlik olduğunu ancak mesleki, resmi ve akademik alanlarda doğru Türkçe kullanımının şart olduğunu hatırlatan Özay, edebiyat öğretmeni kimliğiyle bu dengeyi nasıl kurduğunu da anlattı. Özay, "Dışarıda, verdiğimiz eğitimlerde ve sınıfta öğrencilerimle güzel bir Türkçe konuşmak zorundayım. 8500 yıllık mükemmel bir geçmişe sahip harika bir dilimiz var. Bu dil, kesinlikle güzel konuşulmayı hak ediyor." diyerek açıklamalarını tamamladı.

