26 Şubat 2026 Perşembe
Haber

Başkent Konya’dan Tüp Bebek Tedavisinde ‘Bireyselleştirilmiş’ Model: 5 Yıllık Tecrübe

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi kurucusu Doç. Dr. Mehmet Ufuk Ceran, merkezde beş yıldır uygulanan tedavi protokollerinin detaylarını paylaştı. Ceran, ileri teknolojik altyapının yanı sıra psikolojik desteğin ve kişiye özel tedavi planlarının başarı oranlarındaki kritik rolüne dikkat çekti.

Paylaş:
Başkent Konya’dan Tüp Bebek Tedavisinde ‘Bireyselleştirilmiş’ Model: 5 Yıllık Tecrübe

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Tüp Bebek Merkezi kurucusu Doç. Dr. Mehmet Ufuk Ceran, merkezde beş yıldır uygulanan tedavi protokollerinin detaylarını paylaştı. Ceran, ileri teknolojik altyapının yanı sıra psikolojik desteğin ve kişiye özel tedavi planlarının başarı oranlarındaki kritik rolüne dikkat çekti.

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Tüp Bebek Merkezi, kuruluşundan bu yana geçen beş yıllık süreçte elde ettiği verileri ve uygulanan tedavi yöntemlerini kamuoyu ile paylaştı. Merkezin kurucu hekimlerinden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ufuk Ceran, tüp bebek tedavisinin yalnızca tıbbi bir prosedür olmadığını, çiftler için umut ve bilimin harmanlandığı zorlu bir süreç olduğunu vurguladı.

Hacettepe Tıp Fakültesi mezunu olan ve ihtisasını Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlayan Doç. Dr. Ceran, merkezde etik ilkelerden taviz vermeden uyguladıkları sistemin detaylarını aktardı.

Tedaviye Başlama Kriterleri ve Süreç

Tüp bebek tedavisine karar verilmesinde uluslararası bilimsel kriterlerin esas alındığını belirten Doç. Dr. Ceran, tedaviye başlama zamanlamasının çiftlerin yaşına ve sağlık durumuna göre değiştiğini ifade etti.

Genel prosedür olarak 35 yaş altındaki çiftlerde bir yıl, 35 yaş üzerindeki çiftlerde ise altı ay boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi durumunda ileri tetkiklere geçiliyor. Yapılan değerlendirmelerde kadında yumurta rezervinin azalması veya erkekte sperm parametrelerinin belirli seviyelerin altında olması durumunda tüp bebek yöntemi tercih ediliyor. Ayrıca üç yıl boyunca açıklanamayan kısırlık yaşayan ve aşılama tedavilerinden sonuç alamayan çiftler için de bu yöntem en etkili çözüm olarak sunuluyor.

Genetik Tarama ve Doğurganlığın Korunması

Merkezin sadece standart kısırlık tedavileriyle sınırlı kalmadığını belirten Ceran, genetik geçişli hastalık riski taşıyan aileler için de kapsamlı çözümler üretildiğini kaydetti. Özellikle daha önce genetik rahatsızlığı olan bir çocuğa sahip çiftlerde, sağlıklı bebek elde etmek amacıyla genetik tarama yöntemleri kullanılıyor.

Bunun yanı sıra, kanser tedavisi görecek kadın hastalar için hayati önem taşıyan "doğurganlığın korunması" prosedürleri de merkezde uygulanıyor. Kemoterapi veya radyoterapi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma işlemleri yapılarak, hastaların tedavi sonrası çocuk sahibi olma şansları saklı tutuluyor.

Titreşimsiz Laboratuvar Ortamı ve 1 Aylık Takvim

Tedavi sürecinin hazırlık aşamasından gebelik testine kadar en az bir aylık titiz bir takvimi kapsadığını belirten Doç. Dr. Ceran, laboratuvar standartlarının önemine şu sözlerle dikkat çekti:

"Yumurtaların toplanması ve erkekten alınan spermlerin işlenmesi, yüksek standartlı laboratuvarlarda gerçekleştirilmektedir. Merkezimizde mikro-manipülatör mikroskoplar, titreşime dahi izin verilmeyen özel stantlarda kullanılmaktadır. Döllenme işlemi sonrası oluşan embriyolar, kuluçka ortamında yakından takip edilmekte ve gelişimsel olarak en kaliteli kriterleri karşılayanlar transfer edilmektedir."

Fiziksel Tedavi Kadar Psikolojik Destek de Şart

Tüp bebek sürecinin çiftler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturabildiğini hatırlatan Ceran, tedavinin bütüncül bir yaklaşımla yürütüldüğünü ifade etti. Fiziksel işlemlerin yanı sıra çiftlerin duygusal direncini artırmak amacıyla psikologlarla koordineli çalışıldığı belirtildi. Merkezin tüm personeli, hasta psikolojisi ve kriz yönetimi konusunda özel eğitimlerden geçirilerek sürece dahil ediliyor.

"Hastalık Yoktur, Hasta Vardır"

Her çiftin hikayesinin ve biyolojik yapısının farklı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ceran, tedavide "kopyala-yapıştır" yöntemler yerine bireyselleştirilmiş protokollerin uygulandığını belirtti. Tıbbın temel ilkesi olan "Hastalık yoktur, hasta vardır" prensibiyle hareket ettiklerini söyleyen Ceran, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçmek için doğal siklus transferleri gibi hasta dostu yaklaşımların da sıklıkla tercih edildiğini aktardı.

Devlet Desteği İmkanı

Merkezde, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından belirlenen kriterleri sağlayan çiftler için devlet desteği imkanı da bulunuyor. Kadınlarda yumurta rezervini gösteren AMH değerinin düşüklüğü, sperm yokluğu, üç yıllık evlilik şartı ve daha önce başarısız aşılama denemeleri gibi koşulları sağlayan hastaların, ilaç ve tedavi maliyetlerinin önemli bir kısmı devlet tarafından karşılanabiliyor.