CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nın madencilik faaliyetlerine yönelik eleştirilerine yanıt veren Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) Başkanı İbrahim Alimoğlu, kentin ihracat yükünü sırtlayan sektörün hedef alınmasının ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirtti.
Afyonkarahisar’da siyaset ve iş dünyası arasındaki "madencilik" tartışması alevlendi. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’nın "Afyon’un Toprağı, Suyu ve Geleceği Madenciliğe Kurban Edilemez" çıkışına, sektörün en üst düzey temsilcilerinden biri olan Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu’ndan verilerle desteklenmiş sert bir yanıt geldi. Alimoğlu, kent ekonomisinin omurgasını oluşturan bir sektörün ideolojik yaklaşımlarla yıpratılmasının Afyonkarahisar’a zarar vereceğini savundu.
"Afyonkarahisar Üretmeden Ayakta Kalamaz"
Ekonomik refahın yolunun yer altı kaynaklarının etkin kullanımından geçtiğini vurgulayan Başkan Alimoğlu, gelişmiş ülkelerin madenlerini ekonomiye kazandırarak büyüdüğüne dikkat çekti. CHP kanadından gelen eleştirileri "gerçeklikten uzak" olarak nitelendiren Alimoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan ve ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin ana omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Sektör temsilcileri olarak buna sessiz kalmamız mümkün değildir."
İhracatın Üçte İkisi Madencilikten
Alimoğlu, eleştirilere yanıt verirken 2025 yılına ait resmi ihracat verilerini de paylaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Afyonkarahisar’ın 2025 yılı ihracatı yüzde 25’lik bir artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara yükseldi. Bu rakamın detaylarına inildiğinde ise madencilik sektörünün dominasyonu göze çarpıyor.
Alimoğlu, "Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık pay ile lider konumdadır. Şehrimizden yapılan her 3 dolarlık ihracatın 2 dolarına madencilerimiz imza atmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illeri istatistiğine baktığımızda ise Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaşmakta, bu tutarın yüzde 66’sını, yani 550 milyon dolarını madencilik sektörü karşılamaktadır" diyerek sektörün kent ekonomisindeki hayati rolüne işaret etti.
Ayrıca Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat yapan üyeleri arasında Afyonkarahisar, 367 firma ile en yüksek temsiliyete sahip il konumunda bulunuyor. Bu sayı, 249 firmayla İzmir ve 143 firmayla Muğla’nın önünde yer alıyor.
"ÇED Süreçleri Ciddiyetle Yürütülüyor"
"Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor" iddiasının kabul edilemez olduğunu belirten Alimoğlu, madencilik ile çevrenin birbirine düşman kavramlar olmadığını savundu. Dünyada refah üreten ülkelerin tamamının yer altı kaynaklarını işleyerek katma değer yarattığını hatırlatan Alimoğlu, sürecin denetim boyutuna da değindi:
"Türkiye’nin meselesi ‘çevre mi, madencilik mi’ ikilemi değildir. İhtiyacımız olan; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı elbette korumalıyız ancak madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri büyük bir ciddiyetle ele alınmaktadır. Sektör olarak 8 farklı bakanlıktan izin alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED sürecini yatırımların önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti yanlıştır."
"Korku Siyaseti Değil, Bilim Konuşulmalı"
Alimoğlu, madenciliğin otomatik olarak doğa yıkımı ile eş tutulmasının ideolojik bir yaklaşım olduğunu belirtti. Afyonkarahisar'ın ne sahipsiz ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir olduğunun altını çizen EMİB Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı:
"Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da bir sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil. Afyonkarahisar’ın geleceği yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır."

