23 Şubat 2026 Pazartesi
Haber

AKÜ Bilim Kafe'de Dijital Tehlike Masaya Yatırıldı: Çocuklar Yasakları Aşıyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Sokaktan Tablete" konulu söyleşide, ebeveynlerin dijital yasaklarının çoğu zaman yetersiz kaldığı ve çocukların istedikleri içeriğe bir şekilde erişebildiği vurgulandı.

Paylaş:
AKÜ Bilim Kafe'de Dijital Tehlike Masaya Yatırıldı: Çocuklar Yasakları Aşıyor

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Sokaktan Tablete" konulu söyleşide, ebeveynlerin dijital yasaklarının çoğu zaman yetersiz kaldığı ve çocukların istedikleri içeriğe bir şekilde erişebildiği vurgulandı.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü'nün düzenlediği Bilim Kafe etkinlikleri serisinin sonuncusu, "Sokaktan Tablete: Çocuğun Dijital Dünyası, Riskler ve Altın Rehber" başlığıyla Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir’in moderatörlüğünde yapılan söyleşide, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezahat Hamiden Karaca ve Yabancı Diller Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Ümit Ünsal Kaya, dijital dünyada çocukların karşılaştığı riskleri ve ailelerin tutumlarını bilimsel verilerle ele aldı.

Akademik Bilgi Halka İniyor

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, üniversitelerin temel fonksiyonunun eğitim ve araştırma olduğunu hatırlattı. Akademik araştırmaların genellikle teknik bir dille yazıldığını ve bu nedenle kamuoyu tarafından yeterince anlaşılamadığını belirten Özdemir, Bilim İletişim Ofisi aracılığıyla bu boşluğu doldurmayı hedeflediklerini söyledi. Özdemir, "Dünyanın saygın dergilerinde yayın yapmış bilim insanlarımızı, çalışmalarını halkımıza daha anlaşılır bir dille anlatmaları için bu kürsüye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Süper Kahramanlar" ve "Bağımlılar" Arasındaki Fark

Yabancı Diller Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Ümit Ünsal Kaya, Afyonkarahisar merkezinde 12 okulda 405 çocukla gerçekleştirdikleri kapsamlı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Araştırma sonucunda çocukları dijital alışkanlıklarına göre dört farklı profile ayırdıklarını belirten Kaya, bu grupları şöyle tanımladı:

  • Sosyal Ama Bağımlı: Sosyal etkileşimleri güçlü olsa da dijital oyunlara bağımlılık eğilimi gösterenler.
  • Süper Kahramanlar: Uyum düzeyleri ve başa çıkma becerileri yüksek olan grup.
  • Kırılgan ve Hassas: Risk faktörlerine karşı daha savunmasız olan çocuklar.
  • Dengeli Grup: Dijital alışkanlıkları ve psikolojik dirençleri dengede olanlar.

Yasaklar Çözüm Değil

Türkiye'de okul öncesi çağdaki çocukların yüzde 60'ından fazlasının günde bir saatten fazla tablet veya telefonla vakit geçirdiğine dikkat çeken Dr. Kaya, ebeveynlerin koyduğu sınırların çoğu zaman aşıldığını vurguladı. Kaya, "Ebeveynler sınır koysa da çocuklar, ebeveynlerine ait cihazlar üzerinden YouTube Kids veya Instagram Reels gibi platformlarda istedikleri içeriklere erişebiliyor" uyarısında bulundu.

"Tek Bir Reçete Yok"

Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezahat Hamiden Karaca ise dijital oyun bağımlılığının küresel bir sorun haline geldiğini belirtti. Her çocuğun ve ailenin dinamiğinin farklı olduğunu vurgulayan Karaca, "Bu konuda 'hap' gibi bir bilgi veya tek bir reçete sunmak mümkün değil. Katı yasaklar, özellikle 10 yaş sonrası erken ergenlik döneminde ters tepiyor ve çocuklarda gizli kullanım davranışlarını artırıyor" dedi.

Doç. Dr. Karaca, çözümün yasaklamaktan ziyade, çocukla açık iletişim kurmakta ve bilinçli rehberlikte yattığını ifade etti. Karaca, ebeveynlere oyun sürelerinin bitimine yakın çocuklara hatırlatma yapmalarını ve ani kopuşlardan kaçınmalarını önererek, "Sadece süre kısıtlaması getirmek yetmez, içeriği de bilmek ve konuşmak gerekir" şeklinde konuştu.

Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.