22 Şubat 2026 Pazar
Haber

Afyon’un Taş Sokaklarında Tarihe Yolculuk: Eski Mahalleler Canlanıyor

Afyonkarahisar Kalesi’nin eteklerine inci gibi dizilen tarihi mahalleler, restorasyon çalışmaları ve korunan dokusuyla şehrin hafızasını canlı tutmaya devam ediyor. Akmescit’ten Tacı Ahmet’e uzanan nostaljik rota, ziyaretçilerini yüzyıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Paylaş:
Afyon’un Taş Sokaklarında Tarihe Yolculuk: Eski Mahalleler Canlanıyor

Afyonkarahisar Kalesi’nin eteklerine inci gibi dizilen tarihi mahalleler, restorasyon çalışmaları ve korunan dokusuyla şehrin hafızasını canlı tutmaya devam ediyor. Akmescit’ten Tacı Ahmet’e uzanan nostaljik rota, ziyaretçilerini yüzyıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Afyonkarahisar, sadece termal turizmi ve gastronomi lezzetleriyle değil, aynı zamanda Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin en zarif örneklerini barındıran tarihi mahalleleriyle de dikkat çekiyor. Şehrin simgesi olan heybetli Karahisar Kalesi’nin gölgesinde yer alan bu kadim yerleşimler, son dönemde hız kazanan "Sokak Sağlıklaştırma Projeleri" sayesinde adeta açık hava müzesine dönüşmüş durumda.

KALE ETEĞİNDE BİR TARİH HAZİNESİ

Şehrin kalbinin attığı Akmescit, Tacı Ahmet, Hacı Yahya ve Mevlevi mahalleleri, geleneksel Türk evi mimarisinin en özgün örneklerine ev sahipliği yapıyor. Daracık taş sokakların birbirine bağlandığı bu bölgede, cumbalı, geniş saçaklı ve genellikle iki ya da üç katlı olarak inşa edilen tarihi konaklar, geçmişin estetik anlayışını bugüne taşıyor.

Sarı, mavi, pembe ve beyaz gibi pastel tonlara boyanan ahşap ve taş karışımı evler, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunarken, bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlere de "eski Afyon" ruhunu hissettiriyor. Özellikle sabah saatlerinde fırınlardan yükselen taze ekmek ve haşhaş kokusu, mahalle kültürünün hala yaşadığının en somut kanıtı.

RESTORASYONLA GELEN TURİZM HAREKETLİLİĞİ

Afyonkarahisar Valiliği ve Belediyesi iş birliğiyle yürütülen koruma çalışmaları, bu bölgelerin çehresini tamamen değiştirdi. Yıkılmaya yüz tutmuş metruk binaların aslına uygun olarak restore edilmesi, bölgenin sadece bir konut alanı değil, aynı zamanda bir kültür rotası haline gelmesini sağladı.

Özellikle Mevlevi Türbe Camii ve çevresindeki sokaklar, inanç turizmi açısından büyük önem taşıyor. Tarihi dokunun korunması, bölgenin film ve dizi yapımcılarının da dikkatini çekmesine neden oldu; birçok dönem projesi için bu sokaklar doğal bir plato görevi görüyor.

KOMŞULUK İLİŞKİLERİNİN SON KALESİ

Fiziki restorasyonun ötesinde, bu mahallelerin en büyük değeri ise hala yaşayan "mahalle kültürü". Kapı önü sohbetlerinin sürdüğü, komşuluk ilişkilerinin modern apartman hayatına direnerek ayakta kaldığı bu sokaklar, sosyal bir hafıza mekanı olarak da önemini koruyor.

Şehri ziyaret edenler için Bedesten Çarşısı’ndan başlayıp Ulu Camii’ye, oradan da kaleye doğru uzanan bu tarih koridoru, Afyonkarahisar’ın modern yüzünün arkasındaki köklü geçmişi hatırlatmaya devam ediyor. Yetkililer, koruma çalışmalarının etap etap sürdürüleceğini ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması için denetimlerin sıkılaştırıldığını belirtiyor.