24 Şubat 2026 Salı
Haber

AFSÜ’lü Uzmandan Hemoroid Rehberi: Korunma Yolları ve Modern Tedavi Seçenekleri

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Murat Akıcı, halk arasında "basur" olarak bilinen hemoroid hastalığının nedenleri, risk grupları ve güncel tedavi yöntemlerine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Paylaş:
AFSÜ’lü Uzmandan Hemoroid Rehberi: Korunma Yolları ve Modern Tedavi Seçenekleri

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Murat Akıcı, halk arasında "basur" olarak bilinen hemoroid hastalığının nedenleri, risk grupları ve güncel tedavi yöntemlerine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) uzmanları, yaşam kalitesini düşüren ve toplumda sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarına karşı vatandaşları bilgilendirmeye devam ediyor. AFSÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akıcı, makat bölgesindeki toplardamarların genişleyip şişmesiyle ortaya çıkan hemoroid hastalığı hakkında kritik uyarılarda bulundu. Hastalığın iç ve dış olmak üzere iki türü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akıcı, iç hemoroidlerin genellikle kanama ile kendini gösterdiğini, dış hemoroidlerin ise ele gelen şişlik ve ağrı ile fark edildiğini aktardı.

Tanı Sürecinde Kanser Ayrımı Önemli

Prof. Dr. Akıcı, hemoroid şikayetleriyle başvuran hastalarda doğru tanının önemine dikkat çekti. Basur belirtilerinin, kolon ve rektum kanseri gibi daha ciddi hastalıkların semptomlarıyla benzerlik gösterebildiğini vurgulayan Akıcı, bu nedenle tanı aşamasında yalnızca fiziki muayenenin yeterli olmayabileceğini belirtti. Genel cerrahi uzmanı tarafından yapılacak değerlendirmenin ardından, riskli durumlarda rektoskopi veya kolonoskopi gibi yöntemlerle ayırıcı tanı yapılmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Kimler Risk Altında?

Hastalığın gelişiminde yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının belirleyici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Akıcı, özellikle lifli gıdalardan fakir beslenenlerin ve hareketsiz bir yaşam sürenlerin risk altında olduğunu kaydetti.

Risk faktörlerini sıralayan Akıcı, şu ifadeleri kullandı: "Kabızlık sorunu yaşayanlar, tuvalette uzun süre oturma alışkanlığı olanlar ve sürekli ıkınan bireylerde hemoroid gelişme riski oldukça yüksektir. Bunun yanı sıra hamilelik dönemi, yeni doğum yapmış kadınlar, obezite problemi olanlar ve mesleği gereği uzun süre ayakta durmak ya da ağır kaldırmak zorunda kalan kişiler de risk grubundadır."

Korunmanın Temeli: Beslenme ve Tuvalet Alışkanlığı

Hemoroidden korunmak veya hastalığın ilerlemesini durdurmak için basit ancak etkili önlemlerin alınabileceğini belirten Prof. Dr. Akıcı, öncelikle beslenme düzeninin gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sebze, meyve ve kepekli ürünler gibi lif oranı yüksek gıdaların tüketilmesi ve bol su içilmesinin bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlığı önlediğine dikkat çekti. Ayrıca tuvalette gereğinden fazla uzun süre kalınmaması ve ıkınılmaması gerektiğinin altını çizen Akıcı, makat bölgesinin temiz ve kuru tutulmasının da koruyucu önlemler arasında yer aldığını hatırlattı.

Modern Cerrahide Hızlı İyileşme Dönemi

Hastalığın tedavisinde uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Dr. Murat Akıcı, gelişen tıp teknolojisi ile birlikte cerrahi müdahalelerin artık çok daha konforlu hale geldiğini belirtti. "Minimal invaziv" olarak adlandırılan lazer cerrahisi ve stapler hemoroidopeksi (Longo yöntemi) gibi tekniklerin sıkça tercih edildiğini ifade eden Akıcı, bu yöntemlerin hastalara sağladığı avantajları şöyle sıraladı:

"Günümüzde uyguladığımız bu modern yöntemler, genellikle günübirlik yatış ile gerçekleştirilebilmektedir. Klasik cerrahiye kıyasla hastalarımızda ameliyat sonrası ağrı, kanama ve enfeksiyon riski çok daha az görülmektedir. En önemlisi ise hastalarımızın iş ve sosyal yaşamlarına dönüş süreleri ciddi oranda kısalmaktadır."

Tedavi Sonrası Tekrarlamaması İçin Dikkat

Ameliyat sonrası sürecin de en az tedavi kadar önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akıcı, tam iyileşmenin genellikle 2 ila 4 hafta arasında gerçekleştiğini belirtti. Özellikle lazer cerrahisi sonrası kanamaların birkaç gün içinde durduğunu ve ılık su ile yapılan oturma banyolarının ağrıyı hafiflettiğini aktardı.

Hastalığın tekrarlama ihtimaline karşı yaşam tarzı değişikliklerinin şart olduğunu söyleyen Akıcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Kullanılan yönteme göre değişmekle birlikte, lazer cerrahisi sonrası nüks oranı yüzde 5’in altındadır. Ancak hastalarımız beslenme alışkanlıklarını değiştirmez, kabızlık ve ıkınma sorunları devam ederse risk yeniden artar. Doğru tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının birleşimiyle hemoroidin tekrarlama ihtimali büyük ölçüde ortadan kaldırılabilir."