Körfez Savaşı sonrası Afyonkarahisar’ı ziyaret eden Amerikalı diplomatın, Marble Systems Tureks’in ihracat rakamlarını duyduğunda yaşadığı şaşkınlık, şehrin sanayi tarihine geçen bir anekdota dönüştü. Bugün 75 milyon dolarlık ihracata ulaşan dev şirketin kuruluş hikayesi, vizyoner bir pazarlama stratejisine dayanıyor.
Afyonkarahisar’ın mermer ve doğal taş sektöründeki küresel markası Marble Systems Tureks Turunç Madencilik, sadece bugünkü ekonomik büyüklüğüyle değil, geçmişte ABD’li yetkililerle yaşanan ilginç diyaloglarla da gündeme geliyor. Ekonomim Gazetesi yazarı Ali Baş’ın aktardığı tarihi bir anı, şirketin 1990’lı yılların başında dahi uluslararası arenada nasıl bir etki yarattığını gözler önüne serdi.
"Amerika’nın 2 Milyon Doları Burada mı?"
Olay, 1990’lı yılların başında, Körfez Savaşı’nın hemen sonrasındaki dönemde gerçekleşti. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden üst düzey bir diplomat, Afyonkarahisar’a yaptığı ziyaret sırasında şehrin sanayi potansiyeli hakkında bilgi almak istedi. "ABD’ye ihracat yapan bir firma var mı?" sorusu üzerine diplomat, Marble Systems Tureks’in tesislerine götürüldü.
Tureks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Cavit Turunç ile bir araya gelen diplomat, kahve sohbeti sırasında şirketin ABD’ye yaptığı yıllık ihracat miktarını sordu. Turunç’un "2 milyon 250 bin dolar civarında" cevabını vermesi üzerine diplomatın yaşadığı şaşkınlık, içtiği Türk kahvesini püskürtmesine neden oldu. O dönem için Anadolu’daki bir şehirden ABD’ye bu denli yüksek bir doğrudan satış yapılması, diplomatik çevrelerde dahi "inanılması güç" bir başarı olarak karşılanmıştı.
Osman Cavit Turunç, o günleri "O zamanlar milyon dolar çok büyük, acayip bir rakamdı. Afrikalı ülkelerin bütçeleri milyon dolarlarla ifade ediliyordu" sözleriyle anlatıyor.
Teleks Başında Beklenen Siparişlerden Global Devliğe
Şirketin bugün ulaştığı nokta ise o günkü şaşkınlığın ne kadar yerinde olduğunu kanıtlıyor. Osman Cavit Turunç’un verdiği bilgilere göre, Marble Systems Tureks bugün yıllık yaklaşık 75 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumda. Şirket, ABD genelinde 12 showroom, 7 büyük depo ve bine yakın bayi ağı ile Türk taşını Amerikan evlerine ve iş yerlerine sokuyor.
Başarının sırrını "Üretimden önce pazarlama" stratejisine bağlayan Turunç, şirketin kuruluş DNA’sını şöyle özetliyor: "Biz işe doğrudan pazarlama ile başladık. Mantalitemiz 'Önce satacağız, sonra sipariş üzerine üreteceğiz' şeklindeydi. Stoktan satış yapma lüksümüz yoktu. Standart bir malzemeyi alıp yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürmek, uluslararası konumumuzun temelini oluşturdu."
Maliyet Artışları Sektörü Zorluyor
50’den fazla ülkeye ihracat yapan şirketin yöneticisi, sektörün mevcut durumuna dair uyarılarda da bulundu. Türkiye’deki üretim maliyetlerinin dolar bazında dahi hızlı yükseldiğine dikkat çeken Turunç, geçen yıl Ar-Ge ile sağladıkları tasarrufların yeni yönetmelikler ve artan giderler nedeniyle eridiğini belirtti.
Turunç, "Mermer sektörü katma değer yarattığı için manevra kabiliyetimiz var ancak maliyet artışlarına çözüm getirilmezse üretim süreçleri sekteye uğrayabilir. Optimizasyonun da bir sınırı var" ifadelerini kullanarak sektörün geleceği için maliyet kontrolünün önemine vurgu yaptı.

